MEDYA GÖZLEM VERİTABANI
ENGLISH
Hrant Dink Cinayeti Davası
İLGİLİ KİŞİ VEYA KURUM
Hrant Dink
ŞEHİR
İstanbul
MÜDAHALENİN YILI
2007
SON GÜNCELLEME TARİHİ
14/07/2021
İFADE TÜRÜ
Siyasi
KULLANILDIĞI ARAÇ
Basılı Yayın
Gazete
MÜDAHALE EDİLENİN SIFATI
Editör / Genel Yayın Yönetmeni
ALT ÖZGÜRLÜKLER
Bilgi ve Düşünceleri Yayma Hakkı
MÜDAHALE BİÇİMİ
Üçüncü Kişilerin Müdahaleleri
Fiziksel müdahale

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin 85 sanıklı dava devam ediyor. Bir sonraki duruşma 26 Kasım’da gerçekleşecek.

Mahkeme, 13 Haziran tarihli duruşmada, zamanaşımı riski olması nedeniyle dosyanın 9 sanık yönünden ayrılmasına karar verilmişti. Ayrılan dosyanın 17 Temmuz tarihli karar duruşmasında 9 sanığa ceza verildi.

Cinayet ve dava süreci

06 Şubat 2004 Sabiha Gökçen’in Ermeni olduğunun ileri sürülmesi

Antepli bir ermeni olan Hripsime Gazalyan’ın Agos gazetesinde yayınlanan anlatımlarında ilk kadın savaş pilotu olan Sabiha Gökçen’in soykırım sonrasında evlat edinilen Ermeni çocuklarından biri olduğu ileri sürüldü.

22 Nisan 2004 – Genelkurmay’dan açıklama

Genelkurmay Başkanlığı sert bir açıklama yayınlayarak şu ifadeleri kullandı:

“Kendisi Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ilk kadın savaş pilotu olarak Türk havacılığının onursal bir ismidir. Sabiha Gökçen aynı zamanda Atatürk’ün, Türk kadınının Türk toplumu içinde bulunmasını istediği yeri gösteren değerli ve akılcı bir sembolüdür. Böyle bir sembolü amacı ne olursa olsun tartışmaya açmak, milli bütünlüğe ve toplumsal barışa katkısı olmayan bir yaklaşımdır.

“Bir iddiayı, milli duygu ve değerleri de kötüye kullanarak bu şekilde yayımlamanın habercilik olarak nitelendirilmesini kabul etmek mümkün değildir. Ulusal birlik ve beraberliğimizin en güçlü olması gereken bu dönemde milli birlik ve beraberliğimize ve milli değerlerimize yönelik bu tip yayımların ne amaçla yapıldığı Türk toplumunun büyük bir kesimince artık anlaşılmakta ve endişe ile izlenmektedir.”

24 Nisan 2004 – Kamu görevlilerinin tehdidi

İstanbul Valiliği’ne çağrılan Dink, burada bir vali yardımcısının yanında bulunan iki MİT görevlisi tarafından tehdit edildi.

25 Şubat 2004 – 301’den dava

Mehmet Soykan adlı bir kişinin şikayet dilekçesi üzerine Şişli Cumhuriyet Savcılığı tarafından Hrant Dink’in başka bir yazısı için “Türklüğü aşağılamak” suçlamasıyla TCK’nın 301. maddesinden dava açıldı.

26 Şubat 2004 – Agos önünde tehditvari eylem

Agos Gazetesi önünde toplanan ve Ülkü Ocaklarına mensup grup, tehdit içeren pankartlar açarak gösteri yaptı. Pankart ve sloganlarda “Akıllı ol”, “Hesap sorulur”, “Eli kırılır” gibi ibareler yer alıyordu.

Ekim 2005 – 301’den ceza

“Türklüğe hakaret” cezası

“Şapparigce” köşesinde Ermeni kimliği üzerine yazdığı sekiz bölümlük yazı dizisinin, 13 Şubat 2004 tarihli bölümü içerisinden cımbızlanan ve Diaspora Ermenilere yönelik eleştirel yaklaşım içeren bağlamından koparılarak, “Hrant Dink, Türk kimliğine hakaret ediyor” tavrıyla sunulan “Türk’ten boşalacak o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan, Ermeni’nin Ermenistan ile kuracağı asil damarında mevcuttur” cümlesi, yeni bir davanın konusu oldu.

Hrant Dink hakkında “Türklüğü neşren tahkir ve tezyif etmek” suçundan açılan dava sonunda, mahkeme tarafından tayin edilen bilirkişinin yazıda herhangi bir suç unsuru olmadığı yönündeki lehte raporuna karşın. Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 7 Ekim 2005 tarihli kararı ile Hrant Dink altı ay hapis cezasına mahkum edildi.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi kararı onadı ve böylece Hrant Dink hakkındaki hapis cezası kesinleşmiş oldu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bu karara itiraz etti, ancak itirazı Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından reddedildi.

02 Şubat 2006 – Tehdit mektubu

Avukatıyla birlikte Şişli Cumhuriyet Savcılığı’na başvuran Hrant Dink, Bursa Nilüfer’den Ahmet Demir adlı bir kişiden postayla gelen tehdit mektubunu vererek araştırılmasını istedi. Mektupta “Sonunuz geldi, önce oğlunu sonra seni öldüreceğiz” yazıyordu.

15 Şubat 2006 – Öldürülecek bilgisi istihbarat raporlarında

“Ne pahasına olursa olsun öldürülecek”

Trabzon Emniyet Müdürlüğü istihbarat Şubesi’nin muhbiri Erhan Tuncel, Yasin Hayal’in Hrant Dink’i “Ne pahasına olursa olsun öldürecek” istihbaratını Trabzon Emniyeti’ne bildirdi.

İstihbarat raporu daha sonraki yazılara “Ses getirici eylem” olarak yansıdı.

19 Ocak 2007 – Hrant Dink öldürülüyor

Hrant Dink’in Şişli’deki Halâskâɾgazi Caddesi üzerindeki Agos gazetesinin önünde suikasta uğramasından hemen sonra cinayeti işleyen kişi güvenlik kameralarından tespit edildi. Kameralardaki kişi Dink’i üç el silah atışıyla öldürmüştü.

Şüphelinin fotoğrafları olayın akşamında basın aracılığıyla kamuoyuna servis edildi. Şüpheli şahız o tarihte 17 yaşında olan Ogün Samast’tı.

Ogün Samast suikasttan 36 saat sonra babası Ahmet Samast’ın ihbarı sonucunda Trabzon’a giderken Samsun Otogarı’nda sivil giyimli jandarma ve polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Samast ile birlikte cinayette kullanılan silah da ele geçirildi.

Samast ilk sorgusunda cinayeti Yasin Hayal’in talimatı üzerine işlediğini söyledi. Hayal’in adı daha önce 2004’te Trabzon’da Mc Donalds bombalaması olayına karışmış, 6 yıl 8 ay hapis cezası aldıktan 11 ay sonra tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilmişti.

Samast’ın ifadesinin ardından Hayal Trabzon’da gözaltına alındı. Hayal ifadesinde cinayeti Erhan Tuncel ile birlikte planladığını söyledi. Operasyonu genişleten polis Erhan Tuncel’le birlikte 12 kişiyi gözaltına aldı. Tuncel’in Trabzon Emniyet Müdürlüğü için muhbirlik yaptığı ortaya çıktı.

Ogün samast ile Yasin Hayal, Zeynel Abidin Yavuz, Ersin Yolcu ve Ahmet İskender, 24 Ocak 2007’de tutuklandı.
Ogün Samast, yakalandığında Samsun Yeşilkent Karakolu’na getirilmişti. Yakalanmasından birkaç gün sonra Samast’ın burada polisler ve Türk bayrağıyla çekilmiş fotoğrafları ortaya çıktı. Bu olay, kamuoyunda hem büyük bir tepki yarattı hem de Dink’in öldürülmesinde kamu görevlilerinin rolü olup olmadığına dair şüphe uyandırdı.

Yargı süreci başlıyor

02 Temmuz 2007

Dink suikastıyla ilgili Nisan 2007’de başlayan yargı sürecinin ilk duruşması 2 Temmuz 2007 tarihinde Beşiktaş’taki 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde (ACM) görüldü. Davada 12’si tutuklu 18 kişinin yargılaması yapıldı.

Mart 2008

Nisan 2008’de Trabzon’daki jandarma görevlileri hakkında da dava açıldı. Dava açılanlar arasında Trabzon Jandarma Alay Komutanı Ali Öz de bulunuyordu. 2016’daki darbe girişimi sonrası, Trabzon Jandarma İstihbarat görevlisi Veysal Şahin ve Ali Öz tutuklandı.

14 Eylül 2010 – AİHM Türkiye’yi mahkum etti

Avrupa insan Hakları Mahkemesi, Hrant Dink’in 19 Ocak 2007 tarihinde İstanbul Şişli’de katledilmeden önce ve sonrasında yapılan başvurular kapsamında Türkiye’yi yaşam hakkını ihlal ettiği, mahkemelere etkin başvuru hakkını kısıtladığı ve ifade özgürlüğü hakkını çiğnediği gerekçesiyle mahkum etti.

AİHM kararında, “Savcılık soruşturması, cinayetin şüphelilerinin hareketsiz kalışı hakkında yeni unsurlar ortaya çıkarmadan polisleri korumakla sınır kaldı” dedi.

Hükümetin “Öldürüldüğünde hakkında mahkeme kararı kesinleşmemişti” savunmasını reddeden AİHM, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun onama kararını hatırlattı ve ekledi: “Üstelik bu karar Hrant Dink aşırı milliyetçilerin hedefi haline gelmesine neden oldu.
Yetkililerse onu korumada önlem almadı” değerlendirmesinde bulundu.

17 Ocak 2012 – Dink davasında ilk karar

Hrant Dink cinayeti davası, beş yılın ardından 25. duruşmada karara bağlandı.

Yasin Hayal’in tasarlayarak insan öldürmeye azmettirmekten ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasına; Salih Hacisalihoğlu ruhsatsız mermi bulundurmaktan 2 ay 15 gün hapsine, Erhan Tuncel Mc Donald’s olayından dolayı 10 yıl 6 ay hapsine, Ersin Yolcu ve Ahmet İskender’in tasarlayarak insan öldürmeye yardım etmekten dolayı 12 yıl 6’şar ay hapsine, Ahmet İskender’in ruhsatsız silahtan dolayı 1 yıl hapsine karar verildi.

Mahkeme, tutuklu kaldığı süre göz önüne alınarak Tuncel’i tahliye etti. Osman Hayal beraat etti.

18 Ocak 2012 – Erdoğan’dan açıklama

Dönemin Başbakanı Erdoğan:

“Kamuoyu vicdanı bu noktada rahat değil ama faille ilgili verilmiş ceza bundan başkası da olmaz. Ağırlaştırılmış müebbet hapis, idam olmadığına göre bundan daha başka bir ceza verilmez. Bu konuyla ilgili olarak devlet, yargıyla gerekli çalışmalarını yaptı. Yargı da devletin bir unsuru. Bununla ilgili biz yürütme olarak bize ne dendiyse, bizden ne istendiyse bunlar yapıldı. Yakalama sürecinden tutunuz, ondan sonraki süreçlere kadar yine istenen ne olmuşsa bunlar yerine getirilmiş.”

20 Şubat 2012 – DDK Raporu: Devlet kabul etti

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün isteğiyle gazeteci Hrant Dink’e düzenlenen suikastı inceleyen Devlet Denetleme Kurulu, 28 Ocak 2011 ‘de başlattığı incelemeyi tamamladı. DDK, “Dink’in yaşam hakkının korunmasında ağır kamu hizmeti kusuru vardır” sonucuna ulaştı.

21 Nisan 2012

2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan tetikçi Ogün Samast hakkındaki “tasarlayarak insan öldürmek” ve “ruhsatsız silah bulundurmak suçlarından toplam 22 yıl 10 ay hapis cezası kesinleşti.

15 Mayıs 2013 – Yargıtay kararı bozdu

Yargıtay, Yasin Hayal, Zeynel Abidin Yavuz ve Tuncay Uzundal’ın “terör örgütü yöneticiliğinden” verilen beraat kararını, “suç işlemek amacıyla oluşturulan örgütü kurma ve yönetme suçundan” ceza verilmesi istemiyle bozdu.

Ayrıca, Erhan Tuncel’in “kasten öldürmeye azmettirme” suçundan kurulan beraat hükmünün, sanığın Dink’i öldürülmesi suçuna yardım suretiyle iştirak etmesi nedeniyle mahkumiyeti gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verildi.

17 Eylül 2013 – Dink davası yeniden başlıyor

Hrant Dink cinayeti davası hakkında Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin verdiği bozma kararının ardından dava bu tarihte yeniden başladı.

Aralık 2014 – Kamu görevlileri tutuklandı

Kamu görevlileri soruşturması Savcı Gökalp Kökçü, 2014 yılı Aralık ayında Dink cinayeti soruşturmasına bakmakla görevlendirildi. Kökçü, aralarında dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, EGM İstihbarat Dairesi eski Başkanı Sabri Uzun, Trabzon il Emniyeti eski Müdürü Reşat Altay ve Emniyet istihbarat Dairesi Başkanı Engin Dinç’in de aralarında bulunduğu 26 kamu görevlisi hakkında iddianame düzenledi. Fethullah Gülen cemaatine yönelik soruşturma ve operasyonların yoğunlaştığı bu dönemde başlatılan soruşturma kapsamında aralarında Ali Fuat Yılmazer, Ramazan Akyürek ve Ercan Demir’in de bulunduğu bazı kamu görevlileri tutuklandı.

Eylül 2015

Kamu görevlileri soruşturmasında, dosyada yeni delillerin olduğu ortaya çıktı. Buna göre bazı raporlar ve Trabzon Emniyeti Müdürlüğü istihbarat Şubesi’nde bulunan bir bilgisayar kaybedilmişti.

Ayrıca, cinayetten önce Dink’in evinin çevresinde bazı jandarma görevlilerinin olduğu telefon kayıtlarından tespit edildi. Olay yerinde tetiği çeken Samast’ı izleyen altı kamu görevlisi olduğu soruşturma dosyasına girdi.

11 Aralık 2015

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Trabzon 2. Sulh Ceza Mahkemesinin Dink’in öldürülmesi olayında “görevi ihmal” suçundan Albay Ali Öz ile Kıdemli Yüzbaşı Metin Yıldız’ın 6’şar ay, astsubaylar Hüseyin Yılmaz, Okan Şimşek ve uzman çavuşlar Hacı Ömer Ünalır ile Veysal Şahin’in 4’er ay hapis cezası, Astsubay Gazi Günay ile Uzman Çavuş Önder Araz’ın ise delil yetersizliğinden beraat kararını bozdu. Dairenin bozma kararında, sanıkların “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği” suçundan da yargılanması gerektiğine hükmedildi.

19 Aralık 2015

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Hrant Dink cinayetiyle ilgili olarak 24 kamu görevlisi hakkında takipsizlik kararı verdi.

Savcı Kökçü’nün hazırladığı iddianame iki defa mahkemeye gittikten sonra kabul edildi. Savcı Kökçü, hazırladığı iddianamede jandarma dosyasını ayırdı.

15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından Fethullah Gülen cemaatine yönelik soruşturmalar Dink soruşturmasın da sıçradı. Jandarma soruşturması devam ediyor.

27 Ocak 2016

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan kamu görevlileri davası ana dava ile birleştirildi.

19 Nisan 2016 – Hrant Dink davasında kamu görevlileri sanık sandalyesinde

Ana dava ile birleştirilen kamu görevlileri davası görülmeye başlandı. Davada, aralarında Celalettin Cerrah, Ahmet ilhan Güler, Sabri Uzun, Engin Dinç, Ali Fuat Yıimazer, Ramazan Akyürek, Reşat Altay, Ercan Demir, Özkan Mumcu, Muhittin Zenit, Mehmet Ayhan, Hamdi Egbatan, Osman Gülbel, şükrü Yıldız, Mehmet Ali Özkılınç, Ali Poyraz, Tamer Bülent Demirel, Erhan Tuncel, Yasin Hayal Ogün Samast, Ersin Yolcu ve Osman Hayal’in olduğu 35 sanık yargılanıyor.

2016 yılı boyunca Dink cinayetiyle ilgisi olduğu iddiasıyla 30’u aşkın jandarma görevlisi gözaltına alındı ve 15’i tutuklandı.

20 Ocak 2017

Devam eden davada 51 kişinin tanık olarak dinlenmesine karar verildi. Dinlenmesine karar verilen tanıklar arasında dönemin İstanbul Valisi Muammer Güler’de bulunuyordu.

Nisan 2017

Cinayete ilişkin 3. iddianame hazırlandı. “Cinayetin FETÖ bağlantısı” odaklı bu yeni iddianamede, “Dink cinayetinin, Fethullah Gülen’in sapkın dini inançları referans alınarak başka bir düzen getirmek için başlangıç eylemi olduğu” belirtildi.

İddianame, 2015 yılında, eski emniyet müdürleri Ramazan Akyürek ve Ali Fuat Yılmazer’in de aralarında bulunduğu 27 kamu görevlisine dava açan Savcı iddianamede cinayet şüphelisi askerlerin ‘darbe girişiminde’ aktif rol aldığı tespitine yer verdi.

Haziran 2017

Eksikleri olduğu gerekçesiyle mahkeme tarafından üçüncü kez savcıya iade edilen üçüncü iddianame Haziran ayında ana davayla birleştirildi.

Ekim – Aralık 2017

Samsun Tem Şube Amiri iki sanık ile Trabzon Jandarma İstihbarat Şube’de görevli üç sanık ve İstanbul Jandarma istihbarat Şube’de görevli olan beş sanık tahliye edildi.

2018’deki duruşmalar boyunca Trabzon İl Jandarma Komutanlığı, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı, İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şubesi çalışanı birçok kişi mahkemede savunmalarını yaptı.

12 Temmuz’da yapılan duruşmada mahkeme dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı Ali Öz’ün tutukluluğunun ev hapsine çevrilmesine daha sonra da adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Aynı tarihli duruşmada Trabzon İstihbarat Şube’de görevli Metin Yıldız’a da tahliye kararı çıktı.

19 Eylül 2018 – Mahkeme heyetinde değişiklik ve tahliyeler

Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK)’nın kararıyla yeri değiştirilen birçok heyet içerisinde olan 14. ACM heyeti Başkanı Ali İhsan Horasan İstanbul 1. ACM başkanlığına getirildi. Horasan’ın yerine Emre Efe Şimşek getirildi.

21 Aralık’taki duruşma

21 Aralık’ta yapılan duruşmada ise Mahkeme tutuklu sanıklar Hamza Celepoğlu ve Yavuz Karakaya’nın tahliyesine karar verildiğini açıkladı. Celeboğlu dönemin Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Değerlendirme ve Analiz Merkez Amiri, Karakaya ise İstanbul Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğünde görevli Astsubaydı.

Son tahliyelerle birlikte davadaki tutuklu sayısı dört kişiye düştü. İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Başkanı, daha sonra İstanbul İstihbarat Şube Müdürü olan Ali Fuat Yılmazer, eski İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, İstanbul Jandarma İstihbarat TİM Komutanı olarak görev yapan yüzbaşı Muharrem Demirkale ve gazeteci Ercan Gün’ün yargılanması tutuklu olarak devam ediyor.

Haziran ve Temmuz – Dokuz sanık yönünden ceza verilmesi

11-12-13 Haziran tarihlerinde görülen duruşmada dava sanıklarından Yasin Hayal, Osman Hayal, Erhan Tuncel, Ogün Samast, Ahmet İskender, Zeynel Abidin Yavuz, Ersin Yolcu, Salih Hacısalihoğlu, Tuncay Uzundal’ın bazı suçlar yönünden zaman aşımı süresinin dolması ihtimaline karşı ve toplanacak delil kalmadığından, dosyanın bu kişiler yönünden ayrılmasına karar verildi. Ana davanın bir sonraki duruşması 4-5-6 Eylül 2019’da gerçekleşecek.

Ayrılan dosyaya ilişkin 17 Temmuz’da görülen duruşmada Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesi kapsamında yeniden görülen ve kamu görevlilerinin de yargılandığı davada, dosyası ayrılan dokuz sanığa ilişkin karar açıklandı. Erhan Tuncel 99 yıl 6 ay, Yasin Hayal 7 yıl 6 ay, Ogün Samast ise 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Erhan Tuncel hükümle birlikte tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Şubat 2020 – Tutuklu sanıkların tahliye taleplerinin reddi

18 Şubat’ta görülen 103. duruşmada dönemin Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdür Yardımcısı tanık Adem Sağlam ve Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanı olan Ahmet Selim Akyıldız SEGBİS aracılığıyla dinlendi. 104. Duruşmada ilk olarak ilk olarak tanıklardan Samast’ı Samsun otogarında teslim alan dönemin Jandarma Komutanı Serdar Yücel ve 105. duruşmada suç örgütü lideri olduğu gerekçesiyle 66 yıl hapis cezası alan Yakup Kürşat Yılmaz, İstanbul Jandarma Komutanlığı Aşırı Sağ Tim Komutanı Serkan Özel tanık olarak dinlendi. İfadelerin tamamlanmasının ardından ara kararını açıklayan mahkeme tutuklu sanıklar Ali Fuat Yılmazer, Ramazan Akyürek, Muharrem Demirkale ve Ercan Gün’ün tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Eski Trabzon İl Jandarma Komutanı Ali Öz üzerindeki adli kontrolün kaldırılması talebini kısmen kabul etti. Dink Ailesi Avukatı Hakan Bakırcıoğlu’nun HTS (görüşme trafiği) kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporu hazırlanması talebini ise mahkeme reddetti. MİT görevlilerinin dinlenmesine ilişkin kararını yeniden değerlendirmesi beklenen mahkeme bu konuda bir karar vermedi. Gelecek duruşmanın tarihleri 12-13 ve 14 Mayıs olarak belirlendi (20 Şubat).

Mayıs ayında görülen son duruşmada, önceki celselerde tanık olarak dinlenilmelerine karar verilen kişilerin duruşmada hazır edilmeleri için ilgili birimlere yazı yazıldığı ancak HSK’nin Covid-19 kapsamındaki kararları dikkate alınarak önceden belirlenen tarihlerde tanık dinlemesi yapılamayacağı belirtildi. Tutuklu sanıkların tutukluluğun devamına karar verildi. Duruşma 7-8-9 Temmuz tarihlerine ertelendi (12 Mayıs).

7-8-9 Temmuz’da görülen duruşmaların sonucunda, 4 sanık (Yılmazer, Akyürek, Demirkale & Gün) tutuklu bırakıldı. Mahkeme, MİT Müsteşarlığının izin vermesi durumunda dönemin MİT İstanbul Daire Başkanı Ahmet Köksoy’un gelecek celse tanık olarak dinlenmesine karar verdi. Bir sonraki duruşma 16 Eylül’de (9 Temmuz).

16 Eylül’de görülen duruşmanın heyet başkanı, 107. duruşmada yapılan değişiklikle Akın Gürlek’ti.

Mahkemede, Dink Ailesi avukatlarından Hakan Bakırcıoğlu, 2004’de Hrant Dink ile İstanbul Valiliği’nde görüşen MİT mensuplarının dinlenilmesine gerek olmadığı şeklindeki geçen duruşma alınan kararın geri alınmasını ve bu şahısların dinlenilmesi talebini tekrarladı.

Aranın ardından kararını açıklayan mahkeme Ahmet Köksoy’un dinlenmesi kararından geri dönülmesine ve müdahil tarafın tüm taleplerin reddine karar verirken dosyanın esas hakkında mütalaa için savcılığa gönderilmesine hükmetti.

Davanın gelecek duruşması 24, 25 ve 26 Kasım 2020’de mütalaaya karşı savunmalarla devam edecek (16 Eylül).

24, 25 ve 26 Kasım’da mütalaaya karşı savunmalarla devam etmesi beklenen duruşmada savcının mütalaasını dosyaya sunmadığı görüldü. Mahkeme Başkanı Akın Gürlek geçen duruşma savcılıktan istedikleri mütalaanın gelmediğini belirterek talepleri dinledi. Duruşma savcısı Muhammed İkbal Anar dosyanın kapsamı gerekçe göstererek mütalaanın hazırlanması için ek süre talebinde bulundu.

Tutuklu Ercan Gün tahliyesini isterken, Özkan Mumcu imza ve adli kontrolünün kaldırılmasını talep etti. Ecevit Emir ise yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasını istedi.

Mahkeme heyeti tahliye ve adli kontrol tedbirlerinin kaldırılması taleplerinin celse arasında karara bağlanmasına hükmetti.

Heyet, savcıya esas hakkındaki mütalaayı hazırlaması için önümüzdeki duruşmaya kadar süre verilmesine karar verdi. Celse arasında mütalaanın sunulması durumunda ise duruşma günü beklemeksizin esasa ilişkin beyanların hazırlanması için taraflara süre hükmetti. Bir sonraki duruşma 15 Aralık’a görülecek (25 Kasım).

15 Aralık’ta görülen 10 dakikalık duruşmada, savcı Muhammed İkbal Anar, 14 Aralık’ta dosyaya sunduğu mütalaayı tekrar etti.

Dink ailesi avukatlarından Hakan Bakırcıoğlu, davanın dört yıldan beri sürdüğünü hatırlatarak dosyanın kapsamlı olması nedeniyle beyanda bulunabilmek için 2-2,5 aylık süre talep etti. Mahkeme başkanı Akın Gürlek, Bakırcıoğlu’nun bu talebini dikkate almayarak bir sonraki duruşmanın 17 Aralık’ta yapılmasını kararlaştırdı (15 Aralık)

17 Aralık’ta Dink ailesi avukatlarından Bakırcıoğlu, mahkemenin esas hakkındaki mütalaaya karşı verdiği iki günlük sürenin yetersiz olduğunu belirterek beyanda bulunmayacağını söyledi. Sanıkların savunmalarının ardından mahkeme duruşmayı 22 Aralık’a bıraktı (17 Aralık).

İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Trabzon İl Jandarma komutanı Ali Öz ve İstanbul İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlileri Ecevit Emir ile Emre Cingöz’ün esas hakkındaki mütalaadan sonra Gürcistan’a kaçmak için girişimde bulunduğunu duyurdu (24 Aralık).
6 Ocak’ta görülen mütaalaya karşı savunmaların sürdüğü mahkemede 14. Ağır Ceza Mahkemesi bugün görülen duruşmanın ardından cinayeti önceden bildiklerine dair kanıt olan Trabzon Jandarma İstihbarat görevlileri Veysal Şahin ve Volkan Şahin’in tutuklanmasına karar verdi (6 Ocak).
8 Ocak’ta  Trabzon Jandarma İstihbarat Şube çalışanı Okan Şimşek hakkında, cinayetten önceden haberi olduğu ve engellemediği gerekçesiyle gerekçesiyle tutuklanmasına karar verildi (8 Ocak).
5 Mart’taki duruşmada mahkemenin kararını açıklaması bekleniyordu ancak duruşmada bir üye hakimin sağlık mazeretiyle katılmaması üzerine Gürlek kararın daha sonra açıklanacağını söyledi. Bir sonraki duruşma 26 Mart’ta (10 Şubat).

26 Mart – Karar Duruşması

26 Mart’taki duruşmada, 77 sanıklı davada bir kişi hakkında öldüğü için hüküm kurulamadı. 12 kişinin dosyası savunmaları alınamadığı için tefrik edildi (ayrıldı). Toplamda 37 beraat, 27 mahkumiyet çıktı. 4 sanığa müebbet, 2 sanığa ise ağırlaştırılmış müebbet verildi.Tutuklu 6 sanığın tutukluluğunun devamına hükmeden mahkeme, 6 sanığın da hüküm gereği tutuklanmasına karar verdi.

26 kişiye hapis

Adem Sarıgöl, Adnan Acar, Atilla Güçlüoğlu, Muhammer Ay, Metehan Kadir Yıldırım, Niyazi Malkoç, Cevat Eser, Rahmi Özer, Resul Kütükoğlu, Tevfik Cantürk, Ünsal Gürel, Ecevit Emir, Emre Cingöz, Hacı Şefik Şimşek, Eyüp Temel Ahmet Çetiner, Birol Ustaoğlu, Sabri Uzun, Hüseyin Yılmaz, Ali Poyraz, Mikdat Özbek, Hamdi Egbatan, Mustafa Küçük, Ergün Yorulmaz, Musa Yıldırım, Hacı Ömer Ünalır, Reşat Altay, Ali Barış Sevindik, Murat Bayrak, Tamer Bülent Demirel, Yusuf Bozca, Yüksel Avan, Hamza Celepoğlu, Engin Dinç, Ercan Demir, Ahmet İlhan Güler, Muhittin Zenit.

9 kişinin dosyası ayrıldı

Mahkeme Fethullah Gülen, Zekeriya Öz, Ekrem Dumanlı, Ahmet İlhan Güler ve Metin Canbay, Yunus Yazar, Faruk Mercan, Adem Yavuz Arslan ile Halil İbrahim Koca hakkındaki yakalama kararının devamına ve dosyalarının ayrılmasına karar verdi (26 Mart).

14 Temmuz 2021 tarihinde Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in 2007’de öldürülmesine ilişkin, 6’sı tutuklu 78 sanığın yargılandığı ve 26 sanığın ceza aldığı davada gerekçeli karar açıklandı.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin gerekçeli kararında, “En başından itibaren örgütsel işbirliği içerisinde yürütülen sözde soruşturmaların FETÖ/PDY Silahlı Terör örgütü tarafından mensupları eliyle 2007 yılında işlenen söz konusu cinayet öncesinden tasarlanıp adım adım yürürlüğe konulmak suretiyle gerçekleştirildiği” ifadesine yer verildi (14 Temmuz).